Osmanlı Devleti’nin dokuma sanayisinin ilk fabrikalarından olan ve 1843 yılında “Hereke Fabrika-i Hümayunu” adıyla kurulan dokuma fabrikasında bulunan 500’ü Hereke, 200’ü anonim 700 desen, karışık durumdaki bir milyon paftanın arasından tasnif edilip birleştirildi.
ASIRLIK HALI DESENLERİ HAFIZALARDAN SİLİNMEYECEK
Yayın Organı : Ayrıntılı Haber Gazetesi
Şehir : İstanbul
Yayın Tarihi : 12.01.2019
Görsel Kaynak : AA / Tahir Turan Eroğlu

Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’na bağlı Hereke Halı ve İpekli Dokuma Fabrikasının yürüttüğü çalışmalar kapsamında, çoğunluğu fabrikanın kuruluşu olan 1843 ve sonraki yıllardan kalma 500’ü Hereke halısı olmak üzere 700 desen, tasnif edilip korunması amacıyla dijital ortama aktarılıyor.

Osmanlı Devleti’nin son yüzyılında saray hayatının en önemli unsurlarından biri olan Hereke Dokuma Fabrikası, dokumacılık sanatını yeniden canlandırmak için 1843 yılında Sultan Abdülmecid döneminde “Hereke Fabrika-i Hümayunu” adıyla kuruldu. Sarayların döşemelik ve perdelik ihtiyacını karşılamak üzere üretime geçen fabrika, 1891 yılında halı dokumaya başladı. II. Abdülhamid’in himayesinde Sivas, Ladik ve Manisa’dan getirilen ustalara önce saray tarafından verilen desen örnekleri dokutturuldu ve bu desenler daha sonra geliştirilerek özgün Hereke üslubu ortaya çıkarıldı. Böylece saraylar için ipekli döşemelik ve perdelik üreten Hereke Dokuma Fabrikasına halı dokuma birimleri eklendi ve dünyaca tanınan Hereke halıcılığının temelleri atıldı.

Hereke Dokuma Fabrikasının en seçkin ürünleri, Osmanlı sanayisinin vitrini niteliğindeki saray, köşk ve kasırların dekorasyonunda kullanıldığı gibi yabancı hanedan mensuplarına verilen hediyeler yoluyla Avrupa saraylarında yer buldu. Fabrika, kuruluşundan yarım asır sonra da dünyaca ünlü bir marka haline gelerek, Paris, Londra, Viyana, Lyon, Brüksel ve Torino’daki uluslararası sergilerde ödüllere layık görüldü.

“1 Milyon Desen Parçası, Tek Tek Tasnif Edildi”

Sultan tarafından 19. yüzyılda yabancı hükümdarlara verilen hediyeler arasında ilk sırayı Hereke kumaşları aldı. Fabrikanın kuruluşunun ardından oluşturulan Hereke desenlerinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için de çalışmalar yürütülüyor. Fabrikanın kuruluşunun ardından resimhane olarak kullanılan alanda şimdilerde desen arşivleri yapılıyor. Çalışmalar kapsamında paftalar şeklinde bulunan 1 milyon desen parçası, atölyeye serilerek tek tek tasnif edilip birleştirildi. Daha sonra dijital ortama aktarımı sağlanan desenler korumaya alınıyor. Dijital ortamdan çıktısı alınan desenler, dokuyucuya verilerek yapılan halıya işlenmesi sağlanıp günümüze aktarılıyor.

“Desenler, Osmanlı’nın Hoşgörüsünü Yansıtıyor”

Hereke Halı ve İpekli Dokuma Fabrikası Müdürü Emine Günaydın, Hereke’nin II. Abdülhamid döneminde özgün üslubuna kavuştuğunu söyledi. Hereke halı desenlerinin ilk dönemlerde saray ressamları tarafından resmedildiğini belirten Günaydın, aynı zamanda Anadolu’nun çeşitli yörelerinden alınan motiflerin de desenlerde kullanıldığını kaydetti. Günaydın, Hereke halı desenlerinden madalyonlu, göbekli 1/2 simetrik, 1’e 1 ve geometrik kompozisyonlar kullanıldığını dile getirerek, “Madalyonlu dediğimiz Gördes tarzı halılardır. Bunun örneğini de Yıldız Şale Köşkü’nün tören salonu için 120 yıl önce dokuduğu 468 metrekarelik halıda görüyoruz. Motiflere bakıldığında Hereke halı desenlerinden yaprak ve çiçek motifleri kullanılmıştır. Bunlar daha çok hançer yapraklar, gül, sümbül, lale ve karanfilden oluşmaktadır.” diye konuştu. AA

 

 

 

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video, ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.